Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

16 Ağustos 2016 Salı

OTOMATİK PORTAKAL |Kitap Yorumu|

Otomatik Portakal'ı geçen senenin son ayında almıştım. O zamandan bu zamana kadar hem okumak için can atıyordum hem de sahip olduğum için kendimle içten içe gurur duyuyordum.

Otomatik Portakal, benim gerek üslubunun farklılığıyla gerekse konusunun çelişkisi ile sevdiğim kitaplardan biri oldu. Doğrusu kitap baştan aşağı "dehşet" bir olay örgüsü ile ilerliyor. Bu kitapta da ana karaktere yani mütevazi anlatıcıya ne acıdım ne de merhametsizlik gösterebildim. Öyle çarpıcı bir gerçekliği vardı ki eserin, kime üzüleceğimi bilemedim diyebilirim.

Ana karakter Alex tüm aşağılık davranışlarına rağmen sevdiğim bir karakter oldu. Fakat yaptıklarını asla onayladığımı söylemiyorum. Bununla birlikte ona yapılanlara da hiç mi hiç üzülmedim. Tuhaf bir şekilde hakkettiğini düşünmekle birlikte az bile, deme ihtiyacı duydum.

Kitabı okumadan bu ne demek istiyor diyebilirsiniz fakat kitapların konusunu anlatmayı genellikle sevmem çünkü ne söylesem ipucu veriyormuş gibi geliyor. Bu nedenle şunu söylemek istiyorum; büyük bir kısır döngüyü ele alan bu kitabı sen okumalısın, baban okumuş olmalı ve lütfen zamanı gelince oğluna da okutmayı unutma.

Kısaca çarpıcı anlatımıyla ve acımasız gerçekliğiyle dünyanın sessiz ve savunmasız köşelerini anlatan bu modern klasik eserini okumanızı tavsiye ediyorum. Okuyun, konuşalım!




DÖNÜŞÜM/FRANZ KAFKA |Kitap Yorumu|

Dönüşüm'ü bitirdiğim de bitmiş gibi hissetmedim. Hikaye içimde yaşamaya devam etti durumunu yaşadığımı söylemiyorum. Dönüşüm bana göre yarım bir hikaye gibi. Okuyanlar da okumayanlar da sanki bu hikayeyi zaten yaşıyorlardı. Sadece Kafka döneminin ve yaşadığı coğrafyanın durumuna göre bunu yazıya aktarmıştı. Bu argümanı ben değil yazarın ve çevirmenin bizzat kendisi yapıyor zaten. Kitabı Can yayınları aracılığı ile Ahmet Cemal'in çevirisinden okudum. Çeviri de bana göre başlı başına yeniden bir yapıt ortaya koymaktır. Fakat benim için kitabı anlamlı kılan Ahmet Cemal'in ön sözü oldu. Betimlemelerin azlığı benim kitaba bağlanmamı zorlaştırdı. Soğuk ve umursamaz bir şekilde okudum kitabı. Kimseye üzülmedim, kimse için endişelenmedim, kimseye kızmadım. Bu nedenle diyorum, kitap sanki bitmedi çünkü zaten yaşayan bir şeydi diye. Sadece tanışmamıştım.

Kitabı nasıl yorumlayacağımı bilmiyorum aslında.Bu yüzden böyle saçmaladım. Zamanına göre çarpıcı bir gerçekliği anlatan Kafka hiç de memnun olmadığı bu öyküsü hakkında ne desem mutlu olurdu ki?
Çaresizliğin gözler önüne serildiği, gerçekliği ile insanı etkileyen bu öykünün hüzünlü sonu ile kendimi biraz da boşlukta hissediyorum.
Kafka'yı anlamak, anmak ve biraz olsun hatırlatmak adına bu kitabı okuyun istiyorum. Bir şey kaybetmeyeceksiniz.