Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

11 Mayıs 2016 Çarşamba

GÖZÜMÜ KORKUTAN KİTAPLAR

Merhaba güzel insanlar! Bloğu açtığımdan beri ilk defa böyle pozitif bir giriş yapıyorum sanırım. Biliyorum, biliyorum ben de şaşırdım kendime biran. Hoş bir etkinlik gördüm Youtube'da ben de blog üzerinden yapayım. Hem benim için değişiklik olur hem de kitap konuşmuş oluruz. Bu arada Büş'ün Düşü 50.000 tıklanmayı geçmiş! O zaman dans!!! Doğrusu bu 50.000 ziyaretçi için bir kutlama yapacaktım ve heyecanla bekliyordum. Fakat biliyorsunuz ben pek iyi değilim. Neyse dedim onlar beni böyle de seviyor. İnşallah daha güzel etkinlikleri, kutlamaları 100.000 olunca yaparız. Ya da o kadar beklemeden yaparız. İşte durumuma göre artık... (Sinsi gülme ifadesi.)

Neyse en son etkinlik diyordum. Gözümü Korkutan Kitaplar adlı on soruluk bir etkinlik bu. İsteyen, gören, duyan herkes yapabilir ayrıca. Şimdi kimler aktif pek bilemediğim için mimlemiyorum. Ama siz yapın. Alta yorum olarak da yazabilirsiniz. Nasıl isterseniz artık!

Lafı çok uzattım. O zaman köşeme kurulup başlıyorum!






1. Bitiremediğin bir kitap.

Doğrusunu isterseniz benim çok fazla yarım bıraktığım kitap vardır. Bitiremediğin denilince benim aklıma okuduğun ama bitmeyen geldi doğal olarak bende Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz'i seçtim bu soru için. Bu kitabı sevmeme rağmen bitiremedim. Çünkü okumuyorum da... Sevdim ama okumuyorum işte. Bu kitap elimdeyken hep başka kitaplara da başladım. Ama bir yandan da yavaş yavaş okudum. Aylardır elimde bitmedi. Konusu ve hissettirdikleri cidden çok hoş kitabın. Fakat berbat bir çevirisi var. Orijinal dilinde okusam bundan daha iyi anlardım sanırım. Olimpos yayınlarına bu konuda çok kızgınım.

Neyse kısaca sevdiğim halde zor okunan bir kitap olması nedeniyle okuyorum fakat bitiremiyorum. Acele de etmiyorum zaten. Naif konusunun bende hissettirdikleri yetiyor doğrusu. 



2. Zaman bulamadığın için okuyamadığın bir kitap.

Ben zaten hiç zaman bulamıyorum. Okunmayı bekleyen en az yüz tane kitabım var zaten. Fakat bu kitabı seçtim bu soru için. Çünkü çıktığı anda hevesle almıştım fakat bir türlü fırsat bulup da okuyamadım. İnşallah bu yaz okuyacağım. İskender Pala candır. Daha da okumazsam ayıp etmiş olurum.












3. Bir serinin devam kitabı olduğu için okuyamadığın bir kitap.

Bu serinin kitaplarını sanırım 2-3 ay önce aldım. Fakat bildiniz üzere zamanım olmadığı için başlayamadım. İlk kitabı okumadığım için ikinci kitabını da okuyamadım doğal olarak. 

Ama bu seriyi sipariş etmeden önce kitapçıda Telepati'yi görmüştüm. Kapağı olsun adı olsun çok ilgimi çekmişti. O aralar da bu tarz kitaplar okumak istiyordum. Alacaktım fakat bir şekilde vazgeçtim başka kitaplar aldım. Sonra internette gezinirken seri olduğunu gördüm ve elbette çok şaşırdım. İyi ki almamışım, dedim. Sonra da seri olarak sipariş ettim. Alsaydım devam kitabı olduğu için okuyamadığım kitaplar sınıfının biriciği olacaktı. 

Bu da böyle bir anım.



4. Yeni çıkan ve okuyamadığın bir kitap.

Yine bu kitabı da geçenlerde çıkar çıkmaz imzalı bir şekilde aldım. Nasıl bir hevesle hemde. Elbette okuyamadım. Zaten annem elime alır almaz benden aldı ve okumaya başladı. Zaten ince bir kitap içi de söyleşi tarzında olduğu için bitirdi hemen. Ben sadece bakıyorum güzelim kitaba. İnşallah bu da yazın okunacak kitaplar listesinde silinip süpürülecekler arasında bekliyor.









5. Okuduğun kitabını beğenmediğin için o yazardan okuyamadığın bir kitap.

Bu maddeye koyacak bir kitap bulamamıştım aslında. Beğenmediğim her hangi bir kitabın yazarının diğer kitaplarından bahsedecektim sadece. Sonra kitaplığı karıştırırken bu kitapla göz göze geldim! 

Seviyorsanız ve değer veriyorsanız şimdiden özür dilerim. Fakat ben bu yazardan nefret ediyorum. Her ne kadar dindar bir kadın yazar kimliği olsa da sevmiyorum. Hatta o kadar yazar içinde belki de hayatımda ilk defa bir kişiye bu kadar kolay nefretimi ifade ediyorum. Cidden bu konuda fazla kötü hissediyorum. 

Fazla uzatmak istemiyorum bu nedenle kısaca açıklayayım. Annemin "Biraz da dindar yazarlar oku." sözlerinden sonra ben belki on üç yaşlarındayken kitapçıdan bu yazarın iki kitabı ile birlikte birkaç kitap aldık. Bu yazarın "İmamın Manken Kızı" adlı kitabına başladım önce. İsmi dikkatimi çekmişti doğal olarak. Size şöyle söyleyeyim; Ben o yaşımda hiç bilmediğim edepsiz olan ne varsa her şeyi öğrendim. Bir de güzel şeyler öğrenme hevesiyle... Dini anlamda bilgi sahibi olacağım yerde daha da kendimi kötü şeyler arasında buldum. Yani böyle ne yazarlık olunur ne de dindar... Büyük laflar kullanmak istemiyorum. Fakat bu yazarı gerçekten kınıyorum. Bu nasıl bir zihniyet ki kitabın içine böyle şeyler koyabiliyor... Bu nasıl bir kafa yapısı yani!

Kısaca bu kitabı da ne okumak ne de görmek istiyorum. Aklıma geldikçe hala tüylerim diken diken oluyor. Yaşımın küçüklüğü nedeniyle olsa bile, Allah'ın buyruklarını yerine getirmemiz gerektiğini anlatırken güzelliklerden bahsedilerek yapılmalı bana göre, saçma sapan sapkın insanların hayatlarının acizliği ile değil. Bizim dinimiz güzellikler dini, bunu da güzel şeylerle anlatmak en güzeli.

6. Havanda olmadığın için okuyamadığın kitap.

İçimizdeki Şeytan'ı erkek kardeşim Ankara'dan almıştı. Tam sınav zamanlarında başlamıştım sanırım. Başlamama rağmen okuyamadım. Hatta kendimi bildiniz engelledim. Sınavlar, moral bozukluğu malum... Kısaca okuyamadım. En yakın zamanda okuyacağım. Sabahattin Ali dilini en çok sevdiğim yazarlarımızdan beri çünkü. Zaten bütün eserlerini okumak gibi de bir düşüncem var. Bu vesileyle zaten okuyacağım zaten.










7. Çok büyük olduğu için okuyamadığın bir kitap.

Kalın kitaplarla bir sorunum yok aslında. Hatta bu kitap da fazla kalın sayılmaz fakat cep boy olmasına rağmen bu kitabı seçtim.

Pek emin değilim ama sanırım Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek adlı kitabına başlamıştım. O fazlasıyla kalın ve büyük bir kitaptır bilirsiniz. O kitap arkadaşımındı. Sınavlar falan derken okuyamayacağım diye korktum. Kıza da ayıp olur uzun süre elimde beklerse diye düşünüp yarım bırakıp vermiştim. 

Bu kadar da mükemmel bir ödünç kitap alıcı sonra da verici bir kitap kurduyumdur.




8. Kapağını beğenip aldığın ama hakkında kötü yorumlar görüp okuyamadığın bir kitap.

Böyle bir kitabımın olmasına imkan yok. Çünkü bir kitabı kapağına göre yargılamam. Genelde araştırmadan da almam. Hatta genelde ben beğenmem ama yorumlar iyi olur. O yüzden bu bölümü biraz değiştirerek cevap vereceğim.

Sinestezya'nın kapağı harika gördüğünüz gibi. Konusu ile de ilgilenmeme rağmen içeriği cidden berbat. Bu tarz içerikleri hiç beğenmiyorum. Gereksiz geliyor bana. Hatta Empati'yi de okumayı bırakmıştım bu yüzden. Zaten April yayınlarının kitaplarını almayacağım artık dedim kendime de.

Yorumları araştırma gereği bile duymadım. Böyle kitapların içeriğinde geçen şeyler cidden gereksiz.




9. Okumaktan çekindiğin kitap.

Oruç Aruoba'nın İle adlı bu kitabınını okumaya çekiniyorum. Hangi kafayla aldım hiçbir fikrim yok cidden. Anlayamamaktan çok korkuyorum kitabı. Yetersiz hissediyorum yani kendimi. Bir hemen okuyup elimden geçirmek istiyorum bir de en son okuyayım falan diyorum. Resmen çekiniyorum!

Bakalım ne zaman okurum. okursam yorumunu yaparım zaten!










10. En uzun zamandır bekleyen kitap.

Benim bu kitaptan da uzun zamandır bekleyen kitaplarım var aslında. En az sekiz yıldır bekleyen kitaplarım var yani... Gerçekten kendime çok kızsam da okumaya fırsat bulamıyorum işte!

Fakat bu kitabı seçtim çünkü o kadar eski görünüyor ki gözüme... Artık ben bıktım görmekten yani! Yine bu da beş yıllık falan vardır belki...

Bilemiyorum.







İşte bu kadardı!!! Beğenirseniz yorum yapmayı unutmayın lütfen. Ayrıca bu kitapları okuduysanız hakkında düşündüklerinizi de yazmayı unutmayın. Kendinize iyi bakın!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder