Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

26 Mart 2016 Cumartesi

KAĞIT EV | Kitap Yorumu |


Size yeni bir kitap yorumuyla geldim. Kitabımızın adı: Kağıt Ev.

Carlos Maris Dominguez'in yazıp Seda Ersavcı'nın çevirdiği bu eser zaten çok ince bir kitap olduğu için pek fazla yoruma açık bir kitap değil. Bir novella olan bu kitap hakkında konuşulacak çok şey var aslında. Fakat ben kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Öncesinde ise şunu belirtmeliyim ki kitabın hikayesini benden öğrenseniz de öğrenmeseniz de okumanızı tavsiye ediyorum. Fakat ben konuyu bilmeden başlamak istiyorum diyorsanız lütfen yazının devamını okumayın. Fakat ben ne olursa olsun öneriyorum çünkü kitap tam bir kitap sever kitabı. Biz kitap severler kitaplara çok değer veririz öyle değil mi? Kitapları okşarız, koklarız... İşte burada biraz kendimizi görüyoruz. Hatta bizim çığrından çıkmış halimiz gözler önüne seriliyor.

Kitap bir üniversitedeki akademisyene araba çarpması sonucu ölmesiyle başlıyor. Elindeki şiir kitabını okurken kaza geçiriyor. Daha sonra onun yerine geçen ana karakterin odasına bir paket geliyor. Bu ölen akademisyene gelmiş bir paket olmasına rağmen açma kararı veriyor. Paketin içinden çimento kalıntıları ile kaplı bir kitap çıkıyor. Kitabın başında ise bir not bulunuyor. Akademisyenin birisine hediye edip not yazdığı bu kitabı profesöre geri gönderiliyor. Ve ana kahraman bu işi araştırmaya karar veriyor ve olaylar başlamış oluyor.

Kitabın başında kitapların çok tehlikeli olduğundan bahsediliyor. "Kitaplar insanların kaderini değiştirir." yazıyor ilk sayfada. Gerçekten doğru olduğunu düşünmekle birlikte kitabın gerçekten yaşandığını falan düşündüm başta. Çünkü öyle gerçekçi bir acımasızlığı vardı ki kitabın kendimi gerçek olduğunu düşünmekten alamadım. Kitabı okuduktan sonra anneme anlatıyordum. Lafımı kesip "O sadece bir kitap, gerçek değil ki niçin böyleymiş gibi anlatıyorsun." dedi. Bende o zaman kendime geldim.

Kısaca kitap gerçekten etkileyici. Kitapta okuma alışkanlıkları ile ilgili bilgilere de yer veriliyor. Kitap okurken müzik dinlenir mi dinlenmez mi, mum ışığında kitap okumak daha mı hoş olur, kitapların altı çizilmeli mi çizilmemeli mi gibi bir çok ikiliğe yer veriyor ve bunları yapan çeşitli kitap kurdundan bahsediliyor.

Kitapta en çok etkilendiğim kısım kitapseverlerin yaptığı bazı acayip davranışlardı. Bir arkadaşlarının evine gittiklerinde onun kitaplarına göz atarlar ve hangi kitaplar bende var hangisini okudum acaba hangisini ondan tedarik edebilirim diye gözden geçirirler. Bir eve gittiklerinde ilk önce kitaplıklara gözlerini dikerler ve ev sahibi odadan ayrıldığında hemen kitaplara doğru ilerlerler. Aynı cümlelerle olmasa da bu tarz birkaç satır yazıyordu. Bu psikopatlığı sadece ben yapıyorum sanıyordum ve okuyunca gerçekten büyük bir sırrım açıklanmış gibi hissettim. Fakat benim gibi birçok kişi varmış. Sevindim ve şaşırdım.

Kitap sevmeyen insanlar bu kitabı belki benimseyemezler. Fakat gerçek kitapseverlerin kütüphanelerinin vazgeçilmez bir eseri olacağından eminim. Lütfen bu kitabı okuyun. Bana teşekkür edeceksiniz. Benimde aylardır kitaplığımdaydı, okumaya 12 Mart'da cesaret ettim. Yorumunu da geç yazdım. Okursanız beni de haberdar edin! Keyifli okumalar!

2 yorum: