Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

24 Aralık 2015 Perşembe

Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli Şeyler | Kitap Yorumu |


Bu kitap aslında pek de öyle okumalık bir kitap değil. Daha çok bakmalık bir kitap. Kitabımızın adı başlıkta gördüğünüz gibi fazlasıyla uzun! Fakat içerisinde başlıktaki kelime sayısı kadar bile kelime yok diyebilirim! 

Bu kitabı aldığıma pişman değilim fakat kitabın fazlasıyla "Ay biz bir kitap yapalım da, fiyatını pahalı yapalım da, herkes alsın da, beş dakikada bitirsin de, sonra instagramda resmini paylaşsın da biraz havamızı bulalım" diyerek çıkarılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Aslında kitabı sevdim fakat bana bir yararı olmadı. Düşüncelerime yeni bir boyutta katmadı. Öyle çok da mutlu falan olmadım. -Mutlu olsan bile verdiğin paraya acımaya başladıktan sonra o mutluluk falan kalmıyor-

Yine de oldukça sevimli bir kitap. İçerisinde sevimli çıkartmalar ve birçok slogan var. Eğlenceli, sevimli şeylerden hoşlanıyorsanız. Çıkartmalardan keyif alıyorsanız. Böyle tam bir kitap istemiyorum, keyifli, eğlenceli bir şeyler olsun içinde diyorsanız almanızı öneririm.

Fakat yazın alın. Boş zamanınızda güzel vakit geçirebilirsiniz.

Kitabın anlattığı bir şey yok dediğim gibi, sanırım 10 maddede mutlu olma yollarını paylaşıyor bizimle Mr.Wonderful.



Eminim o da çok mutludur ve bu dediklerini fazlasıyla yapıyordur(!)

Ben kitabı depresyondayken sipariş ettim bu nedenle fazla objektif bakamıyorum duruma.
Ama hoş bir kitap ve hediyeleşmek için bu kitabı da tercih edebilirsiniz.

Hem biliyorsunuz ki hediyeleşmek sünnet!

MUCİZE | Kitap Yorumu |


İşte bekleyip bekleyip turşusunu kurduğum bu harika kitabın sonunda yorumunu yapıyorum!
Kitabımızın adı: Mucize. İngilizce olarak Wonder adı ile geçen ve inanılmaz sevimli olan bu kitabı sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum.

Bir youtuber kullanıcısı sayesinde gördüğüm ve "Bu kitap hoş duruyor, okumalık gibi" dedikten sonra internetten sipariş yaparken "Bunu da alayım ben yeaaa..." diyerek aldığım bu kitaba kelimenin tam manası ile bayıldım! (Okumalık + Sevmelik kitapmış!)

R.J. Palacio adlı yazarımızın -ki ben ona annemiz demeyi tercih ediyorum- yazdığı bu tatlı kitap benden tam not aldı.

Kısaca konusunu açıklamak gerekirse eğer;

August adlı bir çocuğun yüzü doğuştan olarak diğerlerinden biraz farklıdır. Bebekliğinden itibaren bir sürü ameliyat geçirir ve doktorlar onu "Mucize" olarak tanımlar. Çünkü yaşamına devam edebilmesi bile bir nevi mucizedir. Harika bir anne, baba ve ablaya sahip olan August'un birde inanılmaz tatlı bir köpeği - onun adı da Papatya - vardır.

Her şey -tam olarak her şey değil- yolunda giderken annesi August'un artık yaşıtlarıyla birlikte okula gitmesi önerisinde bulunur ve bir sürü olaylar dizisi böylelikle başlamış olur.
Okulun ilk günü "yeni çocuk" olmak yeterince zordur ve August gibi bir çocuk için bu durum iki kat zor hale gelir.

Kitabın arkasında birisi şöyle bir yorum yapmış: " Auggie Pullman'a aşık olmamak imkansız." Ve bende bu yoruma katılıyorum çünkü sanırım ona aşık oldum!

İnanılmaz zeki, komik ve havalı bir çocuk August ve cidden YI-KI-LI-YOR!!! (Kitabı okuduktan sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Eğer ne okusam diye düşünüyorsanız. Ya öyle bir şey okuyayım ki hem ufkumu genişletsin hemde keyif alayım diyorsanız. Benim cidden kendimi iyi hissetmem lazım, diye aklınızdan geçiyorsa kesinlikle okuyun! Hepsini geçtim, bunları demiyorsanız bile okuyun. Tamam bence gidin hemen okuyun! Bence büyük küçük herkesin okuması gereken çok lezzetli ve keyifli bir kitap.

Palacio anne! Teşekkür ederim. August için teşekkür ederim ve geri kalan diğer her şey için de teşekkür ederim.

Bu kitabı okuyun, çocuklarınıza miras olarak bırakın, hediye edin ve en çok da bu kitabı sevin. Çünkü hak ediyor!


9 Aralık 2015 Çarşamba

Bir Gün Beni Ağlayacaksın | Kitap Yorumu |


Kitabın adı: Bir Gün Beni Ağlayacaksın. Kitap adından ne kadar büyüleyici olduğunu belli ediyor zaten. Doğrusu yorumlayacak kelime bulamayacağımı bildiğim halde geldim. En azından çabalayacağım.


Bu kitabı instagramda paylaşırken şu satırları yazdım:

"Ah bu adam... Ah bu kitap... Ah bu kalp...

Kitabı ilk okuduğunda şaşırıyorsun. İkinci okuyuşta idrak ediyorsun. Üçüncü okuyuşta hissetmeye başlıyorsun. Dördüncü de gerçekten yaşarız belki. Fakat buna rağmen her okuyuşta anlıyorsun. Anladıkça anlatamaz hale geliyorsun. Kitabı anlatmaya kelimeler işlevsiz kalıyor bundan ziyade anlatmak boşa bir uğraşa dönüşüyor.

Belki de doğru, sevilmekten başka kurtuluşumuz yok. Fakat kalbimizde olmayan nedenlerden ötürü bu hallere mahkumuz. Kurtuluş anahtarı sevdiğimizde olduğunu bile bile, diri diri ölüyoruz.

Yazık."




Kitabın çıkış hikayesini anlatayım isterseniz önce. Bu koca yürekli adam kitabı el yazısı ile hazırlıyor ve Okuyan Us yayın evine yolluyor. Paketi alan Okuyan Us çalışanları hem heyecanlanıyor hemde merak içinde paketi açıyor. İçerisinde bir mektupla birlikte el yazısı olarak gönderdiği bu eseri, gönderdiği hali ile yayımlamalarını istediğini söylüyor.

Yayın evi de hiç vakit kaybetmeden tıpkı yazarın istediği gibi o hali ile kitabı basıyor. Hatta sanırım bir sayfasında bir mürekkep izi var ve merak ediyorum bu iz herkeste var mı? Okuyacak olanlar yoruma gelsin ve benimkinde de var desin lütfen. Bu harika bir şey çünkü...

Sanırım kitap yaklaşık dört haftalık ve inanılmaz bir eser!

Öyle özgün, öyle anlamlı ki! Tüm büyüsü ile seni duygu yoğunluğunun içine çekiyor. Bakalım bu kitap nasılmış derken bir baktım okuyorum ve bir süre sonra kitabı okuyup bitirdiğimde boğazımda bir yumru kaldı. Kitabı bir oturuşta okuyup bitirmem koymadı bana, kitabın içimde yaşadığını hissetmek koydu. Nasıl söyleyeyim... Kitap bir bitiş için yazıldığı halde sanki bir başlangıç olduğunu gösteriyordu. Kitabın sonunda insan büyük bir umut dalgasına kapılıyordu. Diyorsun ki böyle değil, bu kadar kolay olamaz.



Ah bu kitap... Benim en'im olan kitabımı büyük bir hızla geçti ve yeni en'im oldu. Diğer en'imi sizlerle paylaşmadım çünkü paylaşmaya kıyamadım fakat bu kitap öyle değil. Bu kitabı herkes okumalı! Bu kitabı herkes duymalı! Bu kitabı herkes hissetmeli! Biraz olsun içinde yaşatmalı...

Çünkü bu kitap nefes alıyor...
Buram buram sevda kokuyor...
Sanki kitap içli içli ağlıyor da okurken gözyaşlarını dindirmeye çalışıyoruz.
Bu kitap her şeyden daha gerçek.

Bu kitap sadece kitap değil.

Alın, okuyun, okutun, önerin.

Ve daha da önemlisi artık biraz sevin.

Şeftali Kokan Bir Yaz | Kitap Yorumu |

Bu kitabın yorumunu sırf arkadaşım henüz okumadı diye geç yazıyorum. Gerçi hala okumuş değil ama olsun. Ben bir an önce yorumunu yapayım.




Üç genç kızın bir şeftali bahçesinin etrafında yaşadıkları olayları konu alan bir kitap olan Şeftali Kokan Bir Yaz. Sevgili Jodi Lynn Anderson'ın bir kitabı. Ne yazık ki ilk kitabı diye tahmin ettiğim bu kitap sanıyorum yazarın dördüncü kitabı ve bana göre tam bir fiyasko.

Hepinizin bildiği gibi daha güçlü ve anlamlı kitapları okumayı seviyorum ve bu kitabı sırf kapağını sevimli bulduğum için aldım. Ayrıca popüler kesim edebiyatı bu aralar ne alemde diyerek elimi attım. Ve zilyonuncu kez fark ettim ki etraftaki popüler şeyler zımbırtıdan ibaret.

Sivri dilli olduğumu ve bilmiş konuştuğumun farkındayım fakat o kadar değerli esere rağmen bu kitapların satılıp okunması benim gibi yazarlık umudu olanları büyük bir hezeyana uğratıyor.

Eğer hiç kitap okumamış biri olsaydım bu kitabı sevimli ve olası bir gençlik kitabı olarak nitelendirirdim. Buna rağmen zamanında o kadar gençlik kitabı okumuş biri olarak diğerlerine oranla ne samimi bir arkadaşlık okudum ne de etkileyici bir kız dayanışmasına şahit oldum.

Eğer işin anlam ve edebiyat kaygısını düşünmeseydim de kitabı bu şekilde değerlendirirdim. Sevgili yazar Anderson sizin gibiler böyle bir kitap basıyorsa benim şu an bütün kitaplarım çok satanlara girmişti. -yine gömdüm-

Buna rağmen benim gibi merak edip okumak isterseniz, okuyun.

İtiraf etmek gerekirse sonlarına doğru biraz heyecanlandım ve hatta devam etmesini istedim çünkü keyifli kısımları geldikten sonra kitap bitti. Kitabı okumadan önce bunun ikinci kitabı olan Şeftali Kokan Sırlar'ı kim niye alır diyordum. Fakat okuduktan sonra ilkini okudum zaten belki devamı vardır alsam mı acaba, diye düşündüm.

Kısaca hatun kitabı satmak için yazmış okunması için değil.

Bana arkadaşlık ilişkilerine dair hiçbir şey katmadı. Duygusal bir hisse kapılmadım ve karakterleri hiç kendim gibi görmedim.

Üç ana karakter olan Birdie, Murphy ve Leeda resmen kitapta harcanmış.
Üzgünüm kızlar ama sizi hiç özlemeyeceğim.

İyi başlarsanız iyi olur fakat ön yargısız başladığım halde böyle olduğunu tahmin ettiğim için çok şaşırmadım ve bitsin diye acele etmedim.

Tek güzel yanı kitabın şeftali gibi kokması ve harika bir kapak tasarımına sahip olması.
Alıp fotoğrafını çekip instagrama atmak istiyorsanız, alın. Ben öyle yapıyorum.

Başka kitap yorumlarında görüşmek üzere. Selametle...