Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

28 Haziran 2014 Cumartesi

YİNE BİR YAZ GÜNÜ SU BULMUŞUM...

                             

Kavurucu bir yaz günü hangi akla hizmet ettiysem dışarı çıktım.
Esen sıcak poyraz rüzgarı insanın sadece dudaklarını değil kalbini de kurutuyordu.
Anneannem hep şeytana uyduran sıcak der buna.
Yaz mevsimi gelmiş minik çocuklar camiye koşuyorlar. Hepsinin elinde birer kitap yahut defter.
Hepsi okuyacak, hepsi öğrenecek.
Dua öğrenen eller, minik bedenler bu yaz sıcağında koşturarak bir yere gidiyorlar.
Camideki hocalarının ellerini bıraktıktan sonra.
Minik kızlar başlarındaki yazmayı boyunlarına indirmiş, bir kısmı eline dolamış. 
Oğlanlar ellerinde birer ağzı delik şişe birbirine su sıçratıyorlar.
Eğleniyorlar.
Hepsinin kavurucu güneş altında gülümseyen bir yüzü var.
Koşturuyorlar gülüşe, konuşa...
Köşe başlarındaki minik dondurmacılar, birkaç pastahanenin önü hep çoluk çocukla doluyor.
Dondurmaya koşmuşlar minik yüreklerini serinletmek için.
"Önce ben! Önce ben!" diye bağırışıyorlar.
Bu küçük insanları seyre dalıyorum bir vakit.
Daha sonra ilerliyorum bu sahneyi yerinde ve bu güzelliği ile bırakıp.
İlerlerken bir hava dalgası geliyor. 
Yüzümü okşuyor bu serin hava.
Irmak havası bu.
Irmağın serin havası sarıyor tüm bedenimi ve nefis bir koku yayıyor her yere.
Mavi ve yeşilin her tonu mevcut onda.
En sevdiğimden o mavi.
En mavi olan onunki.
Suratı asık ve bıkmış insanlar türemiş sokağa.
Gölgede serinleyenler ise daha fazla umut taşıyorlar gözlerinde.
Tabi bunun yanında güneş gözlüğü ile meydan okurcasına sokakta yürüyen yabancı turistlerde var.
Yaz, sıcak, tatil...
Hepsi o kadar uzak kelimeler ki bana... Benimseyemiyorum.
Benim tek gayem suya ulaşmak.,
Duruluğa, maviye, serine...
İşte hayatta bir yaz mevsimi gibi.
Bense su bulmuşum yazıyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder