Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

29 Mart 2014 Cumartesi

GERÇEK ACI SAHİPLERİ KİMLER?



Ne güzel acılara sahibiz de farkında değiliz. İçimizdeki acı aslında bizi tatlı bir hüzne boğuyor. O yalnızlıklar, hayattan sıkılmış olan ruh hali, yıkılan arkadaşlıklar, hayallerin hayal olarak kalması...

Her biride bizde tatlı bir hüzün bırakıyor. Çünkü ruhumuzun buna da, bu hüzne de ihtiyacı var. Örselenmiş bir ruh yeni bir yüzü ile karşımıza çıkıyor bu şekilde. Tıpkı yılanların deri değiştirmesi gibi... Ruhumuzun yıpranmaya, acı çekmeye, hüznü yaşamaya ihtiyacı var çünkü yenilenmek istiyor. Yeniden yeni acılarla buluşmak istiyor.

İşte bu acılar tatlı olan acılar. Bedenimizin ihtiyacı olan, ruhumuzu besleyen acılar. Sahte acılar. Fakat gerçek acı böyle değil. Gerçek hüzünler böyle değildir.
Gerçek bir acı terördür. Gerçek acı ölümdür. Gerçek acı çaresizliktir. Gerçek acı ellerinin arasından yitip giden masumiyetindir. Gerçek acı alnında taşıdığın günahtır. Suçluluk duygusudur. Kimsesizliktir. Gerçek acı yaşayan bir bedeni ölüme sürüklemektir. Gerçek acı ölümü beklemektir. Ölümden medet ummaktır.
Hayatın kötü ve acımasız bir yer olduğunu düşünüyorsanız eğer, eğer sizin için hayat gerçekten çekilmezse; susarsınız. Acınızı çiğnemeden yutarsınız. Boğazınızı çizer, umursamazsınız. Dişlerinizi dudaklarınıza geçirirsiniz. Kelimelerinizi içinize hapsedersiniz, müebbet yer kelimeler.

Sahte bir müzik etrafında dönen ve 'mutsuzum' nidasında bulunan bu ruhsuz bedenler gerçek acıyı tatmış olsaydı, ağızlarını bıçak açmazdı. Açamazdı. Fakat onları ölüm yoklardı. Çünkü gerçek acıyı yaşayan isyan etmez. Gerçek acıyı yaşayan son ana kadar sabreder.

Siz tatlı acılara dahi sabır kavramını yüklemeyen acı severler. Gerçek acılardan pembe olan hayatlarınıza sıçrayan siyah kan ile hayatınız bedbaht olmaz. Fakat siyah kanın sahipleri olan keder dostları sizin sahte müziğiniz ile sağır olmaya mahkumdur.