Cute Light Pink Flying Butterfly

Translate

26 Ocak 2014 Pazar

Ve Bir Gece Daha Yaşlandı Aciz Bedenim

Ve bir gece daha yaşlanmıştı aciz bedenim. Korkmuyordum gökyüzündeki çığlıklardan, bedenime saplanan yalnızlıklardan. Senin gözyaşlarının cama vuruşunu duyabiliyordum. Yorgundu benliğim. Ama korkmuyordu.Ve bir gece daha yaşlanmıştı aciz bedenim. Kelimeler kalemimden dökülürken mürekkebim bitti. Dedim ki artık yazmayacağım. Yoruldu artık titreyen ellerim. Sonra kendimle kavga edercesine aldım elime mürekkep kutusunu. Bu şişe, son şişe olacak. Yazmaya başlamadan saçıldı her yere göz yaşın. İlginç olansa kağıdımın hiç ıslanmamasıydı. Gülümse dedim gülümse o halde. Çok güzel oluyorsun gülümseyince. Kes ağlamayı yakışmıyor sana. Senin yüzünden yazılarıma bir hüzün çöküyor ve mutluluğum siyah bir tül perdesinin ardında gizleniyor. Sen ağlarken siyah gecede ve bir gece daha yaşlanmıştı aciz bedenim. Korkmuyordum. Senin için de üzülmüyordum. Etrafı yeterince ıslattın zaten gözyaşlarınla. Birde ben ekleyemem mavi gözyaşlarımı siyah geceye. Sabah olunca diner nasıl olsa yaşların ve güneş açar yeniden. Biliyordum. Bunları bilecek kadar çok yaşamıştı bedenim.Ve sizler gökyüzünün kusuruna bakmayın. Eski dostum sadece işini yapıyor. Aldırmayın ona ve evlerinize gizlenin. Siz gizlendiniz ve bir gece daha yaşlandı aciz bedenim. Gözlerimin çevresi kırışıklarla doldu ve net göremiyorum kağıdımı. Fakat mürekkebimin bittiğini görüyorum. Bu son şişe idi eski dostum. Son yazımdı bu ve bir gece daha yaşlandı aciz bedenim. Sen hala ağlarken siyah gecede.


24 Ocak 2014 Cuma

HAYAL NEDİR?

Avuçlarımda yine ufacık tefecik bir hayalim var. Gerçekleştiremeyeceğim diyorum defalarca. Yenilgiyi baştan kabul etmiş bedenim. Hayalim ne benim sizlere de söyleyeyim. Üzgünüm ama yanılıyor yüreğim. Bu bir hayal olamaz. Hayaller böyle sıradan değildir. Bu olsa olsa saçma bir gelecek planı olur. Saçma. Çok saçma. Saçmalık. Fakat mantıklı olan ve istediğim şey.

Saçma Gelecek Planım:
Ankara'ya git.
Hacettepe Üniversitesini kazan.
İyi bir işe sahip ol.
Hayırlı bir eş seç.
Güzel çocukların olsun.
Huzurlu bir yaşam sür.

Çok hoş, doğru ve güzel bir plan. Fakat bir hayal değil. Çünkü hayaller gerçekleştiremeyeceğiniz kadar mükemmel olan ve beyninizin bir kenarında gerekli/gereksiz yer edinmiş ögelerdir. Biz bunlara hayal deriz. Ya da hayal dedirtirler. Bilmiyorum hayal nereden gelmiş bize.

NOT: Hayal kelimesinin kökü Arapçadır. 'İmgelem, zihinsel görüntü, gövdeden ayrılmış ruh' sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük 'hayal etti' fiilinin mastarıdır.

İşte size hayal kelimesinin bilimsel açıklaması. ya da her neyse.

Hayal nedir peki size göre? Hayal, hayal, hayal... Hayal, hayal gibi.

Hadi sizinle gerçek bir hayal paylaşayım.

Gerçekten büyük bir şehrin minik bir yerinde hoş bir dükkanım olsun isterdim. Bilirsiniz; ara eski bir sokakta. Belki hafif bir yokuştan çıkılarak ulaşabileceğiniz bir yer. Ya da köşe dükkanı. Hayır, hayır bir çok esnafın bulunduğu o ara sokakta kalmış bir dükkan.

Kapı açılırken minik bir çan çalabilir. Bu misafirlerimin-müşterilerimin- geldiğini haber verir bana.
İki katlı bir dükkan olur.




İşte tıpkı bu yerler gibi. Hepsinin karışımı olsun istiyorum. Doğal bir mimarisi olsun. Dışında harika ve rengarenk çiçekler yetiştirebilemeyi istiyorum. Ayrıca cadde üzerinde olsun ki evime kolaylıkla ulaşabileyim. Bir de köşe dükkanı olsun bu çok hoş olurdu cidden.

Dükkanın iki katlı olmasını istiyorum. Üst katta mutfak olur. Orada harika şeyler pişirebilirim. Menüyü hazırlamak ne eğlenceli olurdu.
Bol bol tatlı ve şekerleme olan, hamur işi olan lezzetli ve iştah açıcı yemekler, hafif sağlıklı ana yemekler ve bol yeşillik içeren salatalar.
Bunların hepsini kendi elimle hazırlayabilirim. Ayrıca bir gece önceden ertesi günün spesiyalini belirler ve yapardım.
Salataların ve yemeklerin ana sırrı içerisine koyduğum soslar olurdu. Bunu kimseye söylemem. Asla, asla!

Dükkanımın en dikkat çeken unsurları da birbirinden lezzetli ve şifalı çayları olurdu. Her ülkeden ve bölgeden kopmuş. İnsanın içini açan ve iştahını kabartan muhteşem kokulu çaylar. Ah gerçekten harika!

Çeşit çeşit hamur işi... Aklınıza neler geliyor? Ben söyleyeyim. El yapımı makarnalar-özel sossuz asla pişirmem- puf puf olan ve nefis olan börekler, minik aperatif tuzlu kurabiyeler, sıcacık ekmekler, bol baharatlı pideler...

Tatlılar esas önemli nokta; rengarenk şekerlemeler, el yapımı kurabiyeler, çeşit çeşit pastalar, minik ve pofuduk donutlar, şerbetli ve sütlü tatlılar, güzel olan her şey...

Ana yemekler, işte benim işim. Bin bir çeşit sebzeden oluşan leziz ve sağlıklı yemekler. Hafif fakat doyurucu. içerisinde çeşitli soslar ve baharatlar bulunan dünya lezzetleri. Sanırım karnım acıktı!

Biraz da dükkanımın dekorasyonundan bahsedeyim. İçerisinin hafif ışıklı ve loş bir ortam olmasını istiyorum. Gizemli ve esrarengiz. Bu nedenle eski bir bina olması benim için avantaj. (Yarabbim bu harika olacak!)
Üst katta mutfak olacak ve minik bir oda. (Yalnız kalmaya ihtiyacım olabilir.)
Alt katta ise; demiştim harika eski bir kapı. Eski model tahta bir kapı olacak ve bir cam bulunacak. Kapının arkasında da bir perde bulunacak yine eski moda tül bir perde. Kapının mavi olmasını istiyorum. Mavi...
Mavi!
İçerisinden bahsediyorduk. Evet kapıdan içeri girer girmez dikdörtgen bir alan ile karşılaşacaksınız. Hemez sol tarafa başınızı çevirirseniz. Üst kata çıkmak için gereken merdivenlere kadar duvarda boydan boya ve upuzun bir kitaplık ile karşılaşacaksınız.(Sanırım en güzel olan kısmı bu.) Sahip olduğun tüm kitapları oraya koyacağım. Ayrıca çeşitli dergi, DVD ve filmler orada olacak. Ayrıca plaklar. Hepsini oldukça düzenli bir şekilde yerleştireceğim. İnsanların ilgisini çekeceğini umuyorum. Ayrıca asıl güzel olan kısmı ise şu olacak.
Kitaplıktaki büyük bir bölümü -kitabın kitabımdır olacak bu kısmın adı- ayıracağım. İnsanlar eğer benim kitaplarımdan birini okumak için ödünç almak isterse onlardan vereceğim bir kitap karşılığında onlarında bir kitap bırakmasını isteyeceğim. Kitabımı okuduktan sonra bana geri teslim ettiklerinde kendi kitaplarını alabilecekler. Bu şekilde bende yeni kitaplar okumuş olacağım. Ayrıca kitap bağışı yapmak isteyenler de yapabilecekler. Bu harika olacak. (Harika, harikadan da harika, bu HARİKA bir şey.)


 






Bunlar gibi olmasını istiyorum kitaplıklarımın. ahşap sadece ve esrarengiz. Daha çok kitap ve daha çok kitap. Bundan daha iyi bir şey söyleyin bana. (Daha çok yemek.) Haklısın daha çok yemek, bundan da fazlası olacak merak etme.

Dekorasyona devam etmek gerekirse. içeride kalan boşluğu çeşitli sandalyeler ile dolduracağım. Hoş motifli hem modern hem de eski görünümlü kullanışlı örtüler bulunacak. Mümkün olduğunca bol sandalye koyacağım. Daha çok insan gelsin diye. Duvar kenarlarına daha fazla sandalyeli ve dikdörtgen şeklinde büyük masalardan koyacağım. Geniş aileler ve toplu gelen arkadaş grupları için. Ortalara ise 3-4 kişilik minik yuvarlak masalar. Masaların üzerinde her gün kapı önümde yetiştirdiğim çiçekler bulunan taze ve hoş kokulu vazolar ve minik mumlar bulunacak. Sağ tarafta kapının bulunduğu duvarın hizasında yuvarlak masalar ve etrafında iki tane koltuk bulunan bir düzen oluşturacağım, hem şirin hem sıcak. İki insan rahatlıkla oturup konuşarak yemeğini yiyebilir burada. Merdivenin hemen sağına bir büfe koyacağım. Yeni pişirdiğim hamur işlerini, kekleri ve tatlıları buraya koyacağım. Bu şekilde insanların hem iştahı artacak hem de seçme şansı elde edecekler. (Ağzım sulandı.) Muhteşem şeyler pişireceğim bana güvenin.


    







Bu hoş kokular eşliğinde harika müzikler sunacağım misafirlerime. Hoş, rahatlatıcı ve 'Bu hangi şarkı çok güzelmiş.' dedirtecek cinsten ezgiler.
Onlara güzel dakikalar yaşatacağım ve bir şey rica edeceğim. Sadece küçük bir not yazın dükkanım ile ilgili. Ne olursa olsun ne düşünüyorsanız. Tüm bu not bulunan kağıtlar dükkanımda bulunan dört kolona yapıştıracağım. Her biri farklı kalemle yazılmış, farklı el yazıları bulunan, farklı dillerde olan, farklı cinsiyetlerin yazdığı, farklı renkten insanların, farklı hikayesi olanların ortak bir yerde birleşip not yazmaları. Bundan daha büyüleyici bir şey var mı?
Şimdi bir isim bulmalıyım. sanırım buldum. BÜŞ'ÜN DÜŞÜ. Woahh! Harika! Beğendim. Senin adın BÜŞ'ÜN DÜŞÜ olsun. Fakat hep bir düş olarak kalma.
Şimdi uygulama zamanı:

'Mavi bir kapı var karşınızda, dışında rengarenk çiçekler bulunan bir dükkan bu. Mavi kapının tül perdesinden önce bir kağıt asılı 'AÇIK' yazıyor ve içeri giriyorsunuz. Kapıyı ittirdiğiniz zaman bir çan sesi duyuyorsunuz. İçeri girmeden burnunuza nefis kokular geliyor. Aç olan karnınız bu kokuların büyüsüne kapılıp ayaklarınızı harekete geçiriyor ve ilerliyorsunuz. Burada sahip olacağınız şeyler sadece yemek değil. Biraz sohbet ve hoş tebessümler de götürebilirsiniz. Üstelik bunlar müessesemizin ikramıdır.'

 Bu benim hayalim. Sizce gerçekleştirebilir miyim? Yani Hacettepe'den mezun olup, bir kocaya sahip olduktan sonra etrafımda iki çocuğum koştururken... Yüzümde kırışıklıklar oluşmuşken, aileme olan sorumluluk varken. Sizce böyle bir hayal gerçekleştirebilir miyim? Hayal. Hayaller gerçekleştiremeyeceğiniz kadar mükemmel olan ve beyninizin bir kenarında gerekli/gereksiz yer edinmiş ögelerdir.
Cidden öyle midir? Öyle olsa bile bununla yaşamayı seviyorum. Hayal benliğimi var eden şey. Benliğimizi var eden öge. Gerçekleşir mi? Gerçekleşmez mi bilinmez fakat Büş'ün Düşü asla sona ermeyecek. Asla!

17 Ocak 2014 Cuma

BAŞÖRTÜSÜ İÇİNDE AŞK | Kitap Yorumu |

Hey! Merhaba. Nasılsınız? Ben sizinle bir araya geldiğim için çok mutluyum. Bu konudaki samimiyetime güvenin. Yehhoooo! Cidden mutluyum. Neyse biraz ciddi Büş olayım. Öhöm öhöm.
 Merhaba bugün size yine çok hoş ve harika bir kitap tanıtacağım. Bu kitap Büş'ün kitaplığının demirbaşlarından. Hadi gizemli yolculuğumuza siz de katılın. (Böyle lafları söylemeyi nereden öğrendin der sevgili annem.)

Kitabımızın adı: Başörtüsü İçinde Aşk

Yazar Janmohamed Pakistan asıllı Müslüman bir geç kadındır ve kendi hayatının bir kısmını bizimle paylaşmış. Gerçekleri yazmış yani.
Bu kitabı çekici kılan tarafı gerçek bir hikayeyi anlatması. Bayan Shelina Müslüman kimliği ile İngiltere'de yaşamaktadır ve hayatının aşkını beklemektedir. Doğru ve gerçek olan bir aşk. Bu ne kadar zor olabilir ki?
Yani doğru kişiyi bulmak ne kadar zor?

'On üç yaşındayken kaderimde John Travolta ile evlenmek olduğundan emindim. Bir gün Londra'nın kuzeyindeki kapıma gelecek, bana delice aşık olacak ve onunla evlenmemi isteyecekti. Sonra İslam'a dönecek ve kendini Müslümanlığa adayacaktı.'

Diye yazıyor Bayan Shelina'nın kitabının arkasında. Bu hayali hangimiz kurmuyoruz ki bana söyleyin. Kore'nin çekikleri mi dersin, yoksa Amerika'nın sarışın adamları mı? Hepimizin böyle bir hayali vardır. Peki gerçekleşecek mi? Soru işareti, soru işareti...

Bu kitabı okuyarak sizler de kendi yolunuzu çizeceksiniz. Ah kapağı bile öyle hoş, öyle şirin ki.
Kitap peri masallarının içerisinden fırlamış gibi tatlı, bir o kadar da gerçek. Gerçekler biraz esprili bir dille anlatılmış bu daha da keyifli yapmış kitabı.

Kesinlikle, kesinlikle öneriyorum kitabı. Büş'ün incilerinden.
Kitap genel kültürünüzü arttıracak, aynı zamanda Dünya'ya evrensel bakmayı öğreneceksiniz. Evrensellik ve kültür benim için çok önemlidir. Okuyucularımın da bakış açıcının geniş olmasını isterim.

Şimdi iştah açıcı olsun diye kitabın başından bir kısmını sizinle paylaşacağım.

'Başörtümün altında çok şaşırtıcı bir hikaye saklıyorum. Bunu sizlerle paylaşmak isterim ama sırrımı saklayacağınıza söz vermelisiniz. Ben size hikayemi anlatabilecek kadar cesurum, peki siz dostum olabilecek kadar cesur musunuz?'

Ayağa kalkıp en yakın kitapçıya gidin ve bu kitabı alın. Asla, asla, asla pişman olmayacaksınız. içerisinde Vampir ve yaratıklar yok bu konuda üzgünüm(!). Fakat yok diye kötü bir kitap demeyin.

Büş'ün Notu: Bu kitabı her yaştan okuyucu okuyabilir. Çok hoş, şirin ve tatlı bir hikaye. Ben cesur olduğum için okudum. Pişman değilim. Şiddetle öneriyorum.

İyi okumalar...







11 Ocak 2014 Cumartesi

RÜYA

Küçük bedeni dünya ile henüz tanışmıştı, küçüktü ve savunmasızdı. Kime karşı? Büyüyünce tıpkı kendini savunamayacağı insanlara karşı.
Korkuyordu ve nefes alırken minik bedeni titriyordu. Attığı çığlıkları kendi de duymuyordu. Sonra beni fark etti. Gözleri titreyerek baktı bana ve kim olduğumu sordu. Rüya dedim. Benim adım Rüya. Hiçbir şey söylemeden yoluna devam etti. Artık büyüyordu. Ağır ağır adım atarken bir taşa takıldı ve yere düştü. Biraz göz yaşı döktü fakat ayağa kalkıp yürümeye devam etti. Büyüyordu.
Parlak bir şey gördü saf kalbi uzaklarda ona doğru hızlı adımlarla ilerledi. Sadece bir pırıltı için neydi bu heves böyle? Pırıltıya ulaştığında güneşi gördü ve onunla tanıştı. Hayranlıkla baktığı güneşe karşı bir süre sonra sitem içerikli cümleler sayıkladı. Çünkü büyüyordu. Bir şey daha gördü uzaklarda. Ama görmezden geldi. Ezdi geçti minik bedeni onları. Kırmızı ateşten olan yüreği yaktı geçti her yeri. Ağaçtı bunlar. Ama kalbi ağaçları yok sayacak kadar katılaşmaya başladı. Büyüyordu kalbi. Daha sonra bir ses duydu daha önce güzeli duymamış olan kulakları. Sese doğru yöneldi bedeni. O ses onun bedenine yapma, plastikten bir mutluluk vermişti. Koşmaya başladı bu sefer. Bu pis kokulu sese doğru. Ulaşamadı, her zaman boşlukta ulaşmak için ilerledi. Hemde kuş seslerini duymazdan gelerek.
Büyüdü o artık kulakları kuş seslerini de duymaz oldu. Artık iyice büyümüştü bedeni. Saçlarında yakıp tıktığı ağaçların külleri vardı. Gri ve beyaz renkli...  Beli eğriydi artık ve baston yapacak tek bir ağaç bile kalmamıştı. Artık ne o plastikten olan sesi ne de kuşların neşeli ezgilerini duyabiliyordu. Ayrıca göremiyordu artık. Büyümüştü hem de çok büyümüştü.
Sonra büyümüş olan siyah kalbi beni fark etti. Kim olduğumu sordu. Rüya dedim. Benim adım Rüya. 'Uyanabilecek miyim Rüya?' dedi bana yalvaran gözlerle. Bir şey söyleyemedim. O da benden cevap beklemedi zaten. Tüm duyularını kaybetmiş sanıyordum ki bir koku aldı büyümüş olan burnu. Son kez çekti içine. Ölüm kokusunu...


10 Ocak 2014 Cuma

ÇOKTAN GİTMİŞ




Ne kadar umutsuz olduğumuza baksana,
Yoksun sen aslında,
Nefes alışlarını duyamıyorum,
Gözlerinden niçin düşmüyor yaşlar,
Gitmiş olamazsın değil mi?
Benim için hala üzülmen gerekirdi,
Niçin yanımda değilsin,
Duyamıyorum hıçkırıklarını,
Nedenini bende bilmiyorum,
Sadece bana gitmediğini söyle,
Gerçekten sensizliğin var olduğuna,
İnanamıyorum ve inanmıyorum,
Gitme demek istiyorum sana,
Ama artık çok geç sen gitmişsin,
Keşke biraz daha ağlasan benim için,
Ve pes etsem sana direnmeye,
Artık çok geç çünkü sen gitmişsin,
Geri dönüşü olmayan bir yolculuktasın,
Bilet alsam bile seni bulamamaktan korkuyorum,
Gitmeseydin gözyaşlarımı avuçlarına verirdim,
Şimdi gözyaşlarımı kendi avucuma biriktiriyorum,
Masalımsı bir düş için.

4 Ocak 2014 Cumartesi

KİTAP SEVERLERE


Kitaplarım, yavrucuklarım, evlatlarım- ama bir tanesi dostuma ait ödünç aldım vereceğim- kısaca hayatım.
Ya bak ne kadar da masum, ne kadar da okunası bakıyorlar. Ben bir kitap sever olarak onları daima seviyor, koruyor ve kolluyorum. Sizden de aynı özeni bekliyorum.
Eğer sizlerde benim gibi bir kitap severseniz benim gibi davranın.
Mesela;
*Kitap okurken kitabın kapağını katlayıp kitabın arka kapağına doğru kıvırmayın. Bu kitabınızın kapağını zedeler. Kitabın erken eskimesine sebep olur. Hatta mümkünse kitabınızı 90 derecelik açı ile açın ve bu şekilde okuyun böylelikle kitabınız ilk günkü gibi hoş görünecektir.
*Kitabınızı yanınızda taşımak için çantanıza koyuyorsanız bu konuda da dikkatli olmalısınız. Diğer eşyaların veya kitapların arasında ezilip bükülebilir. Bu nedenle sırt çantanızın içindeki diğer iki kalın kitabın arasına koyarsanız zarar görmeyecektir. Ayrıca dik değil de yanlamasına koyun. Daha az hasar ile kurtulabilirsiniz.
*Kitap okurken bırakıp daha sonra kaldığınız yeri bulmak için kitabın sayfasını asla kıvırmayın. Onun yerine hoş kitap ayraçları kullanın. Satın alabilir veya kendiniz yapabilirsiniz. Gerçi kitap alırken kitapçınız mutlaka bir iki tane ayraç veriyordur. Kullanmayı unutmayın.
*Oğlum kulunuz köleniz olayım kitaplarınıza iyi bakın. Sizin kitaplarınızda benim evladım. Dünya'daki her kitap benim evladım. Lütfen bu konuda özen gösterelim.

Bu arada istediğiniz buradan gördüğünüz, merak ettiğiniz, bir arkadaşınızdan duyup okumakta kararsız kaldığınız bir kitap varsa seve seve size kitabı tanıtır ve okumanız veya okumamanız için öneri yapabilirim. Lütfen yorum olarak veya diğer iletişim adreslerimden belirtin. Samimiyetle yardımcı olurum.
Okuduğunuz için,
İyi bir kitap sever olduğunuz için,
Kitapları koruduğunuz için teşekkür ederim.